Gelişmiş
Arama
  1. Başlangıç
  2. Sağlık Alanında Reklam Yasağı ve Nedenleri – İlan Ve Bilgilendirmenin Sınırı – Tabip Odalarının Görevleri

REKLAM NEDİR?

Reklam, bir ürün veya hizmetin alım, satım veya kiralanmasını geliş­tirmek, bir amaç veya düşünceyi yaymak veya reklamcının istediği başka etkileri oluşturmak amacıyla, ücret veya benzer bir karşılık ile iletim zamanında reklamcıya tahsis edilen kamuya yönelik duyuruları ifade etmektedir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 61. maddesinde tanımlandığı üzere reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğe göre ise Ticari reklam: Ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak, bir mal veya hizmetin tüketiciler tarafından edinimini sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyuruları ifade eder.

Danıştay kararlarında ise bir ürün veya hizmetin tanıtılması ve övülmesi, bir markanın tüketiciye benimsetilmeye çalışılması, resimli veya müzikli imge ve simgeler kullanılmak suretiyle bunların belleklere yerleşmesine gayret edilmesi, yarışmalar, konserler, sanatsal ve kültürel etkinlikler düzenlemek suretiyle doğrudan veya dolaylı olarak belirli ürünlere veya markalara dikkatin çekilmesi veya bu tür toplumsal etkinliklerin düzenlenmesinde veya yayın programlarının hazırlanmasında finansman veya diğer yollarla katkıda bulunmak suretiyle tanıtım imkanlarının aranması da reklam sayılmaktadır. (Danıştay 10. Daire, 21.3.2005 t. 2004/11660 E. 2005/1181 K.)

En genel anlatımla, herhangi bir ürün veya hizmeti geniş yığınlara tanıtmak, beğendirmek ve böylece o ürün veya hizmetin daha çok istenmesini, alınmasını, satılmasını sağlamak için her türlü mecra aracılığıyla yapılan pazarlama iletişimi niteliğinde duyurular olarak tanımlanabilir. Yani bir ürünün ya da hizmetin tüketimini artırmaya yönelik olarak yapılan bir faaliyetidir. 

ÖRTÜLÜ REKLAM NEDİR?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 61. Maddesine göre; reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır.

Örtülü reklamların açık reklamlara göre bireyler üzerindeki etkisinin daha fazla olmasından hareket eden mal ve hizmet arzı yapan kurum veya kuruluşlar, son zamanlarda, açık reklamlar yerine örtülü reklamları tercih etmektedir.

Hukuksal düzenlemelerle getirilen yasaklardan kaçınma amacıyla, özellikle sağlık alanında örtülü reklamlara yönelimin çok yoğun olduğu görülmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, sağlık hizmetlerinde açık ya da örtülü her türlü reklam yasaklanmıştır.

REKLAMIN AMACI NEDİR?

Reklamın genel amacı, reklam verenlerin pazardaki paylarını korumak, geliştirmek ve satışlarını artırmaktır.

Bu amaçlar doğrultusunda ürünle ilgili bilgiyi içeren iletilerle, ikna edici yöntemleri kullanarak, kitleleri etkilemeyi ve satın almaya yönlendirmeyi ve böylece karı arttırmayı amaçlamaktadır.

Yani temel amaç, satış ya da kar sağlamayı kolaylaştırmaya yönelik iletişim kurmaktır.

SAĞLIK ALANI ve REKLAM

Yanlış yönlendirmeler ve/veya yanlış tercihler sonucu, sağlık alanının ticarileşmesi ve bu süreçte rekabet amacıyla ve daha çok kazanma arzusuyla reklam önemli bir araç olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Hukuksal düzenlemelerde reklamın açıkça aykırı olduğu bilinmesi nedeniyle, gerek bazı hekimler ve özel sağlık kuruluşları gerek reklamcılar ve mecra kuruluşları gerekse bazı hukukçular sağlık alanında reklam yapmanın, tüketicilerin bilgilenme hakkı nedeniyle serbest olması gerektiğini savunmaya başlamışlardır. Hatta daha ileri giderek diğer hizmetlerden farklı olmadığını bile söyleyenler görülmeye başlamıştır. Bunun nedenleri incelendiğinde ya menfaat ya da sağlık hizmetlerinin özünün hissedilememesi olduğu görülmektedir.

Bazı özel sağlık kuruluşları reklamın amacı doğrultusunda, reklam yoluyla elde edilecek gelirin çok daha yüksek olacağını düşünerek, olası reklam cezaları için fon bile ayırarak, TV, gazete, elektronik ortamlar dahil tüm mecraları kullanarak reklam kampanyaları düzenlemeye başlamışlardır.

Bu arada yoğunlaşan reklamları gören bazı hekimler ve özel sağlık kuruluşları, bu reklamları yayınlamanın normal olduğu veya normalmiş gibi kabul edildiğini düşünerek veya gelir kaybına uğradıkları inancıyla reklam vermeye başlamışlardır.

Elektronik ortamın yoğun kullanmaya başlanması sonrası özellikle instagram, facebook vb sosyal medya mecralarında dozda sınır tanımayan reklamlar verilmeye başlanılmıştır.

Randevu sistemi oluşturup, hekimler hakkında yorum yazdıran siteler, hekimler ile ilgili yorumlar yayınlayan forum siteleri, arama motorlarında reklam bedeli ödeyerek üstte görünmeyi sağlayan uygulamalar bir çığ gibi etik ihlalleri peşinden sürüklemeye başlamıştır.

Arama motorlarında ve sosyal medyadaki “hashtag”lerde kullanılan anahtar kelimeler artık her tıbbi uygulamayı içerir hale gelmiş ve maalesef bazen bunun da ötesine geçmiştir.

Farklı yöntemlerle yapılan bu reklamlar için ödenen paraların ciddi rakamlara ulaştığı da bilinmektedir. Reklam sektörü ve mecraların bu işten en büyük karı elde ettiği kuşkusuzdur. Bu ek maliyetlerin doğal bir yansıması olarak da sağlık hizmetlerinin bedeli artmakta ve sonuçta reklamı veren hekim ve sağlık kuruluşlarıyla birlikte özellikle hizmetten yararlanan hastalar bu mali yükü taşımak zorunda kalmaktadırlar. Böylece hizmete erişimin zorlaşmasına bir neden daha eklenmiş olmaktadır.

Özetle sağlık alanında reklam, sağlık hizmetini ticari bir meta haline dönüştürerek, hizmetin gereği gibi ifasını engellemektedir.

Sağlığın ticarileşmesi, sağlık hizmetinin kamusal niteliğini ve toplum yaşamına doğrudan etkilerini yok sayıp, Anayasa’da düzenlenen “devletin temel amaç ve görevleri” ne de açıkça aykırı düşmesi anlamına gelmektedir. Anayasada kamusal bir hak ola­rak tanınan sağlık hizmetleri, sosyal adalete uygun bir şekilde ifa edilme­lidir. Sağlık hakkı, klasik ve bilinen anlamıyla sınırlı bir tüketici hakkı olarak görülemez. Bu hak, insan haklarının bir parçasıdır. Kişinin diğer hak ve öz­gürlüklerini kullanabilmesi, yaşama hakkının varlığına, dolayısıyla sağlığının korunmasına bağlıdır.

Sağlığın korunması için ihtiyacın saptanması konusunda tek be­lirleyici kişi hasta değildir. Sağlık hizmetine gereksinim duyanlar daha güçsüz durumdadır. Bu kişi­ler, hastalık olgusunun kişide yarattığı etkiler sebebiyle uyaranlara büyük öl­çüde açıktır. Bir başka anlatımla hastaların sağlık hizmetleri ile ilgili reklam­lardan etkilenme olasılıkları çok yüksektir. Bu nedenle, sağlık alanında ya­pılacak olan reklamlar, hasta ve hasta yakınlarının sağlıklı karar verebilme­lerini engelleyici, çeliştirici bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 5. maddesinde de belirtildiği gibi hekimin öncelikli görevi, hastalıkları önlemeye ve bilimsel gerekleri yeri­ne getirerek hastaları iyileştirmeye çalışarak insanın yaşamını ve sağlığı­nı korumaktır. Bu çerçevede hekim, görevini yerine getirirken ticari kay­gı güdemez. Bu, hekim sorumluluğunun bir parçasıdır. Aynı sorumluluk hekimin görev yaptığı sağlık kuruluşu için de geçerlidir.

Tüm bu nedenlerle, sağlık alanında yapılacak reklamların yaratacağı olumsuzluklar ve kamu sağlığına vereceği zararlar göz önünde bulundurularak gerek hukuksal düzenlemelerde gerekse etik kurallarda reklam kesin bir şekilde yasaklanmıştır.

İLAN VE BİLGİLENDİRMENİN SINIRI

Hukuksal düzenlemelerde belirtilen ilan ve bilgilendirmenin kapsamını, genel anlamda tüketici hakları ile değil, hasta hakları boyutuyla değerlendirmek gereklidir. Çünkü getirilen sınırlamaların amacı, insan sağlığı ve bu kapsamda insan haklarını korumak, insanların kar, rekabet ve benzeri amaçlardan kaynaklanan eylemlerden zarar görmelerini engellemektir. Ancak bu şekilde değerlendirildiğinde yapılabilecek ve yapılamayacakları anlamlandırmak mümkün olacaktır.

Sağlık hizmetleri ile ilgili yapılacak tanıtımların sınırlarının saptanabilmesi için öncelikle bu alanda mevcut düzenlemelerin incelenmesi gereklidir.

Ülkemizde hekimlik uygulamalarının esaslarını belirleyen temel yasa olan 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Ka­nun’un 24. maddesi ile bu maddeye paralel olarak düzenlenmiş olan Tıb­bi Deontoloji Tüzüğü’nün 9. maddesine göre hekimlerin adlarını, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü’ne göre kabul edilmiş olan ihtisaslarını, akademik un­vanlarını, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini bildiren ilan­lar verebilmeleri mümkün olup diğer suretlerle ilan, reklam, vesa­ire yapmaları memnudur. 1219 Sayılı Yasa’da yer alan “memnu­dur” ibaresi, çok açık ve kesin bir yasağı ifade etmektedir.

Hekimlerin uymaları gereken etik kuralların gösterildiği Tıbbi Deonto­loji Tüzüğü’nün 8.maddesinde ise tabiplik ve diş tabipliği meslek­lerine ve tedavi müesseselerine, ticari bir veçhe (görünüm) ve­rilemeyeceği, hekimlerin yapacağı yayınlarda tababet mesleğinin şere­fini üstün tutmaya mecbur oldukları, ne suretle olursa olsun, yazı­larında kendi reklamlarını yapamayacakları, gazetelerde ve diğer iletişim araçlarında reklam niteliğinde teşekkür ilanları yazdıramaya­cakları düzenlenmiştir.

Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının “Ticari Amaç ve Reklam Yasağı” başlıklı 11. maddesine göre de “Hekim, mesleğini uygularken reklam ya­pamaz, ticari reklamlara araç olamaz, çalışmalarına ticari bir görünüm veremez; insanları yanıltıcı, paniğe düşürücü, yanlış yönlendirici, meslek­taşlar arasında haksız rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamaz. He­kim, yayın araçlarıyla yapacağı duyurularda varsa, Tababet Uzmanlık Tü­züğü’ne göre kabul edilmiş olan uzmanlık alanını, çalışma gün ve saatle­rini bildirebilir.”

Sağlık hizmetlerinin sunulduğu yere göre yapılmış olan düzenlemeler­de de reklam yasağına ilişkin kurallar ayrıca vurgulanmıştır.

Özel Hastanelerin uyması gereken kuralların belirlendiği, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 60. maddesinin başlığı daha önce “Reklam ve Tanıtım” iken daha sonra yapılan girişimler sonucun­da yanlışlığın farkına varılarak Yönetmelikte değişiklik yapılmış, madde­nin başlığından ve madde metninden “reklam” ibaresi çıkarılmıştır. Madde başlığı “Bilgilendirme ve Tanıtım” olarak düzenlenip madde hükmü değiştirilirken özel hastanelerin reklam yapmasının yasak olduğunu vur­gulamak amaçlanmış, tanıtım ise belirli koşullara bağlanarak çerçevesi çi­zilmiştir.

Bu maddede ayrıca, özel hastanelerin hizmet alanları ve suna­cağı hizmetler ile açılış bilgileri ve benzeri konularda toplumu bilgilendir­mek amacıyla tanıtım yapabilecekleri ve ilan verebilecekleri belirtilirken, deontoloji ve meslek etik kurallarına aykırı, talep yaratmaya yönelik tanı­tım yapılamayacağı, diğer hastaneler aleyhine haksız rekabet yaratan davranışlarda bulunulamayacağı ve bu mahiyette tanıtım yapılamayacağı, sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgilendirme ve tanıtımlar yapıla­bileceği, daha detaylı bilgilerin sunulabilmesine olanak sağlayan web si­telerinde dahi tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgilerin verile­meyeceği açıkça düzenlenmiştir.

Özel hastaneler dışında kalan özel sağlık kuruluşlarını kapsayan Ayak­ta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönet­meliğin 29. maddesinde de Özel Hastaneler Yönetmeliğine paralel ola­rak düzenleme yapılarak, sağlık kuruluşları tarafından reklam yapılama­yacağı kesin bir şekilde belirtilmiş, tanıtımın ise tıbbi deontoloji ve mesle­ki etik kurallarına aykırı, insanları yanıltan, yanlış yönlendiren, talep ya­ratmaya yönelik, doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmamış veya yerleşik tıbbi metot haline gelmemiş uygulamalara dayalı olamayacağı, sağlık ku­ruluşlarının diğer sağlık kuruluşları aleyhine haksız rekabet yaratan dav­ranışlarda bulunamayacakları, ancak sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelik­te bilgilendirme yapabilecekleri, her türlü yayın mecralarında yer alan sağlık bilgilerinin konusuna göre yetkili sağlık meslek mensupları tarafın­dan verilmek zorunda olduğu belirtilmiştir.

Bu tür bilgilendirme ve tanıtımların hastayı ilgili sağlık kuruluşuna doğrudan veya dolaylı biçimde yönlendirecek içerikte olamayacağı, sağlık kuruluşlarının reklam niteliğinde olmamak kaydıyla açılışı, hizmet alanları ve sunduğu hizmetler ile ilgili konularda toplumu bilgilendirmek amacıyla tanıtım yapabilecekleri ve ilan verebile­cekleri, bu kapsamda yanıltıcı, abartılı, doğruluğu bilimsel olarak kanıtlan­mamış bilgilere ve talep yaratmaya yönelik açıklamalara yer veremeye­cekleri ifade edilmiştir.

Her iki yönetmelikte de geçen sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgilendirme hakkında farklı yorumlamalar yapılması nedeniyle bu bilgilendirmenin kapsamını tekraren paylaşmakta yarar var. Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında yapılabilecek olan bilgilendirmeler, bireye yönelik bağışıklama, hastalıklardan korunma, erken tanı, aile planlaması, beslenme durumlarının iyileştirilmesini sağlamak için gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, sağlık eğitimi gibi konuları içermektedir. Buna ek olarak fiziksel, biyolojik ve sosyal çevredeki olumsuz koşullardan kaynaklanan sağlık sorunlarını önlemek amacıyla verilen bilgileri de kapsamaktadır. Yani bireyleri hastalıklardan koruma amaçlı verilen bilgileri içermektedir. Sağlığın geliştirilmesi de halkın sağlık eğitimi, toplum kalkınması, sosyal, ekonomik ve çevre koşullarının iyileştirilmesi hakkındaki bilgileri de kapsamaktadır. 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve Türk Tabipleri Birliği temsilcisi bir üyenin de görev yaptığı Reklam Kurulu gündeminde de önemli bir yer tutan, sağlık alanındaki tanıtımlara ilişkin uyulması gereken kurallar, hem yasa hem de yönetmelikte açık bir şekilde yazılmıştır.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar başlıklı 61. maddesinde; “…kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz.” hükmü bulunmaktadır.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde de sağlık alanına ilişkin konulan özel maddelerde, sağlık alanında kamu sağlığını bozucu nitelikte, hasta istismarı yapan tanıtımlar yapılamayacağı ve çok yaygın bir ihlal alanına dönüştüğü görülen hastaların tedavi öncesi ve sonrasına ait ifade ya da görüntülerin hiçbir şekilde kullanılamayacağı net bir şekilde vurgulanmıştır.

Yönetmeliğin devamında, “Tanıklı reklamlar” başlığı altında, reklamlarda doktor, diş hekimi, veteriner hekim ve eczacılar ile sağlık kuruluşlarının bir mal veya hizmete yönelik sağlık beyanında bulunduğuna ilişkin ya da bu izlenimi uyandıran herhangi bir görüntü, beyan veya atfa yer verilemeyeceği belirtilerek, doktor kimliğiyle bir ürün veya hizmete yönelik sağlık beyanının yasak olduğu vurgulanmıştır.

Ayrıca yine bu yönetmeliğin “Reklama ilişkin özel düzenlemesi bulunan mal veya hizmetler” başlıklı 26. maddesinde, reklama ilişkin özel düzenlemesi bulunan mal veya hizmetlerin reklamları, ilgili mevzuatında yer alan reklam ve tanıtımla ilgili diğer hükümlere de uygun olmalıdır denilerek sağlık hizmetlerine ilişkin hukuki düzenlemelere aykırı tanıtımların Reklam Kurulunca da cezalandırılacağı belirtilmiştir.

SONUÇ OLARAK; tüm bu düzenlemeler, hekimlik mesleğine ve tedavi kurumlarına ticari bir görünüm verilmesini ve bu alanda reklam yapılmasını tartışmaya yer bırakmayacak şekilde yasaklandığını göstermektedir. Hekimler ve özel sağlık kuruluşları tarafından hukuksal düzenlemelerde gösterilen sınırlar içinde kalmak kaydı ile ilan verebile­ceğini, kişilerin evrensel kabul görmüş bilimsel doğrular ışığında ve yi­ne hukuksal düzenlemelerdeki sınırlamalara uygun olarak bilgilendirilebileceğini, an­cak tüm bunların reklam niteliğinde olmaması gereğini ortaya koy­maktadır.

TABELALAR

Hekimler ve özel sağlık ku­ruluşlarının kullandıkları tabelalar da kişinin/kuruluşun kendisinin tanıtı­mında kullandığı araçlardan biridir. Bu niteliği ve yaygın kullanımı sebe­biyle tabelanın boyut ve içeriği ile ilgili olarak Tıbbi Deontoloji Tüzüğün­deki düzenlemenin yanı sıra Türk Tabipleri Birliği tarafından özel düzen­lemeler de yapılmıştır. Bu düzenlemelerle saptanmış standartlar dışında tabela kullanılması da tanıtım kurallarına aykırılık olarak değerlendirilebi­lecektir.

TABİP ODALARI TARAFINDAN YAPILMASI GEREKEN UYGULAMALAR

 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu

 Madde 28 –

İdare Heyetinin diğer vazifeleri şunlardır

d) Sinema, radyo, müstahdemler veya sair yazılı ve sözlü vasıtalarla reklam yapılmasını önlemek.

Madde hükmünde de görüleceği üzere reklam yapılmasını önlemek Tabip Odası yöneticilerine bir görev olarak verilmiştir. Bu görevin uygulamasında sorunlar yaşandığı ve özellikle büyük tabip odalarında kontrolün zor olduğu bilinmektedir.

Bu zorluklar göz önünde bulundurularak yönetim kurullarının, varsa özel hekimlik komisyonu, hekimlik uygulamaları bürosu ve hukuk bürolarının da desteğiyle, bir ekip oluşturmaları çok yararlı olacaktır. Bu ekibin, öncelikle tanıtım ihlallerinin en çok görüldüğü elektronik ortam taramaları yapmaları, denetimin en önemli aşamasını oluşturmaktadır.

Merkezi olarak hazırlanan kılavuzlar doğrultusunda tüm odalarımızda eş zamanlı yapılacak uygulamalar en sık rastlanan etik ihlallerden olan tanıtım ihlallerini önlemede önemli bir katkı sağlayacaktır.

Yapılacak denetimler sonucunda, yönetim kurullarının takdirleri dahilinde bir ihtar gönderilebilir. Sonrasında en geç bir ay içinde yapılacak olan kontrollerde, ihlale neden olan tanıtımları kaldırmayanlar için disiplin süreçleri başlatılıp, hızla onur kurullarına sevk edilmesi gerekir. Onur kurullarının da hızla toplanarak karar vermeleri, sürecin desteklenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Onur kurullarınca verilen cezaya karşın tanıtım ihlaline devam edenler için ise hızla yeni disiplin süreci başlatılıp, tekrar onur kuruluna sevk edilmeleri gerekmektedir. Onur kurulları, benzer suçun tekrarında bir üst ceza verilebilmektedir. Disiplin cezalarının verilmesinde eylemin veya yarattığı sonucun ağırlığına göre onur kurulları geniş takdir hakkını kullanmakta serbest olması nedeniyle, geçici süreli meslekten men kararı da dahil olmak üzere bir karar verilebilir.

Mükerrer ihlallerde eş zamanlı olarak, yine yönetim kurullarının takdiri dahilinde dosya Reklam Kuruluna da gönderilebilir. Reklam Kuruluna odalarımız tarafından dosyalar direk gönderilebileceği gibi TTB Merkez Konseyi aracılığıyla da gönderilebilir. Yönetim kurullarının, Reklam kuruluna dosyaları kendilerinin göndermesi durumunda, bilgi için dosya örneğinin merkez konseyine de gönderilmesi, dosya takibi açısından yararlı olacaktır.

Tüm hekimler ve tüm özel sağlık kuruluşları için eş zamanlı yapılacak denetimler, ihlalleri önleyeceği gibi benzeri ihlalleri yapma niyetini de ortadan kaldıracak, etik sınırlara geri dönülmesi sağlanmış olacaktır.

DENETİM KILAVUZU

Hukuksal düzenlemelerde izin verilen ilan ve bilgilendirmeler ile TTB Disiplin Yönetmeliğinde, “Tanıtım kurallarına aykırı davranmak” şeklinde tanımlanan tanıtım ihlalleri, aşağıda başlıklar halinde yazılmıştır. Tabip Odaları Yönetim Kurullarınca yapılacak denetimler ve soruşturmalar ile Onur Kurullarınca yapılacak kovuşturmaların bu kılavuz doğrultusunda değerlendirilmesi süreci uyumlu hale getirecektir

Bu kılavuz, TTB 67. Büyük kongresinde oy birliği ile kabul edilen “Hekimler ile Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Elektronik Ortamlardaki Paylaşımlarına İlişkin Kılavuz” içeriği doğrultusunda hazırlanmış olup, tüm mecralarda yayınlanan sağlık alanındaki ilan, bilgilendirme ve reklam yasakları için de kullanılabilecektir.

Sağlık alanındaki hukuksal düzenlemelerde izin verilen sınırların dışında yapılan herhangi bir tanıtım, aykırılık olarak değerlendirilmektedir. Aşağıda yazılı maddelerin dışında kalan tanıtımlar da bu doğrultuda tanıtım ihlali olarak değerlendirilmelidir.

Tüm sağlık kurum ve kuruluşları ile hekimlerin yaptıkları tanıtımlarda, sağlık hizmetinin özelliği ve tıp mesleğinin saygınlığını dikkate alarak kendilerini bu ilke ve kurallarla bağlı olmaları en temel kabuldür.

Tıp mesleğinin ve sağlık alanının dışında olanların da, getirilen sınırlamaların amacının insan sağlığı ve bu kapsam­da insan haklarını korumak, insanların kar, rekabet ve benzeri amaçlar­dan kaynaklanan eylemlerden zarar görmelerini engellemek olduğunu bilerek, bu ilke ve kurallara saygı duyarak, uymaları beklenmektedir.

  1. Hekimler, yürüttükleri mesleki faaliyete, sağlık kurum ve kuruluşları da sundukları sağlık hizmetine ilişkin tıbbi deontoloji ve meslek etiği kurallarına uygun biçimde ilan verebilir, internet ortamında yer alabilirler. Bu konuda sosyal medya mecralarının kullanımı da aynı ilkelere tabidir. 
  2. Hekimler ad, soyad, adres, iletişim bilgileri, çalışma saatleri, 1219 sayılı Yasada belirlenmiş uzmanlık, yan dal uzmanlığı ve üniversite dışında kullanma hakkına sahip olduğu akademik unvan dışında bir isim ya da ibare kullanamazlar.
  3. Sağlık kurum ve kuruluşları, ruhsatında kayıtlı isim dışında herhangi bir isim ya da ibareye veya slogana yer veremez. Hangi branşlarda hizmet verildiğini, adresini, iletişim bilgilerini, çalışma saatlerini ve sağlık personelinin adını, soyadını, 1219 sayılı Yasada belirlenmiş uzmanlık, yan dal uzmanlığını ve üniversite dışında kullanma hakkına sahip olduğu akademik unvanını belirtebilirler.
  4. Hekimler, internet sitelerinde “kişisel bilgiler”  başlığı altında, aldığı eğitimlere, 1219 sayılı Yasada belirlenen uzmanlık alanında kazanılmış uluslararası yeterliliklerine/unvanlarına, bilimsel yayınlarına, bilimsel toplantılardaki konuşmalarına, düzenlediği toplantılara, ödüllerine, yerli ve yabancı uzmanlık dernek ve kuruluşlarına üyeliklerine, idari ve danışmanlık görevlerine yer verebilirler. 

    Hekimler, meslek uygulamaları ile ilişkilendirmeksizin mesleki olmayan etkinliklerine de yer verebilirler.
     
  5. Sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikte, toplumu bilgilendirmeye yönelik içerik paylaşılabilir. Doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmamış bilgilere yer verilemez. Verilen bilginin kaynağı ve son güncelleme tarihi belirtilmelidir.
  6. Her bilgilendirme yazısının altında “Sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.” ifadesi, en az diğer yazılarla aynı puntoda ve kolaylıkla fark edilebilir biçimde yer almalıdır. Günümüzde bilim çevrelerince kabul edilmiş bilgilere aykırı, hatalı ya da doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmamış bilgilere yer verilemez.
  7. Tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren (ifade, yazı, fotoğraf, video, röportaj, haber vb.) ögelere hiçbir şekilde yer verilemez.
  8. Hastaların sır kapsamındaki bilgileri hiçbir biçimde paylaşılamaz. Hasta mahremiyetinin korunması için her türlü önlem alınır.
  9. Hastaların tedavi öncesi ve/veya sonrasına ait görüntülerine ya da ifadelerine hiçbir şekilde yer verilemez. Ayrıca bu nitelikteki yayınlara link verilerek yönlendirme de yapılamaz.
  10. Sağlık çalışanlarının, tedavi öncesi, sırası ve sonrasında hasta ve hasta yakınları ile birlikte görüntülerine yer verilemez.
  11. Deontoloji kurallarına ve hasta haklarına uymayan, abartılı, insanları yanıltıcı, korku veya paniğe düşürücü, yanlış yönlendirici, gerçeğe aykırı ifadeler kullanılamaz.
  12. Meslektaşlar ve/veya sağlık kurum ve kuruluşları arasında rekabete yol açan, hekimliğe ve sağlık kuruluşlarına ticari bir görünüm veren, reklam niteliğinde, kendilerini, sundukları hizmeti ya da sağlık kurum ve kuruluşunu öven, ön plana çıkaran, diğer sağlık kurum ve kuruluşları ile hekimleri kötüleyen ibarelere yer verilemez.
  13. Hekim hakkında veya sağlık kurum ve kuruluşu ile burada görev yapan sağlık personeli hakkında, hastalara ait değerlendirmelere, görüş bildirimine, teşekkür ilanlarına yer verilemez.
  14. Mesleki birlikler ve dernekler, bilimsel dergiler ile diğer mesleki kuruluşlara ait sitelere yönelik olanlar dışında yönlendirici link verilemez.
  15. Muayenehane ve diğer sağlık kurum ve kuruluşlarının fiziki ortamı ile tıbbi cihaz veya donanımlara ilişkin ifade ve görüntüler kullanılamaz.
  16. İnternet ortamında hasta bizzat muayene edilmeden, yöneltilen soruların yanıtlanması suretiyle tedavi önerilerinde bulunulamaz. Bu yolla hasta, belirli bir hekim ya da sağlık kuruluşuna yönlendirilemez.
  17. İnternet ortamındaki siteler/forumlar kullanılarak hasta yönlendirilemez, aracılık faaliyeti yapmakta olan sitelere üye olunamaz, ticari kuruluşlardan bu nitelikte bir hizmet alınamaz.
  18. Arama motorlarında, internet sitesinin bulunabilir olması için hekimin veya sağlık kurum ve kuruluşunun ruhsatında yer alan bilgiler dışında anahtar kelimelere yer verilemez.
  19. Herhangi bir ücret, kampanya ya da indirim bilgisine veya hizmetin ücretsiz olduğuna ilişkin ifadelere yer verilemez.
  20. Tüm kurallar yabancı dillerdeki görünümleri için de geçerlidir.
  21. Bu kılavuzda yer almayan durumlar, 1219 sayılı Kanun, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü, Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği ve diğer hukuksal düzenlemelerin ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.

Sağlık alanında tanıtım kurallarına aykırılık içerdiğine karar verilen dosyalar hakkında verilmiş olan yargı kararı örneklerine, TTB yayınlarından, “Sağlık Hizmetinde Reklam ve Tanıtım” kitabından ulaşabilirsiniz. Kitaba aşağıdaki linkten ulaşılabilir.    https://www.ttb.org.tr/yayin_goster.php?Guid=bddd6d92-946e-11e7-914a-a458ccf77150

Sağlık Alanındaki İlan – Bilgilendirme ve Reklam yasaklarıyla ilgili hukuksal düzenlemelere https://www.ttb.org.tr/makale_goster.php?Guid=10352f84-b306-11e7-965b-3e055bbc9cd9  linkinden ulaşabilirsiniz.